İç Dünya ve Boş Tuval
Önünüzde boş bir tuval olduğunu hayal edin ya da gerçekten bir tuval alıp çalışa dabilirsiniz. Bu tuvale duygularınızı, hislerinizi ve anılarınızı aktaracağız.
Her duygumuzu her hissinizin bir rengi her anımızı da bir şekli olsun bu renkler ve şekiller tamamen size kalmış. Annenizle parkta gezerken yaşadığınız bir olay sizi hangi renge ve hangi şekle yakın hissettiriyorsa onları kullanabilirsiniz.
Tam anlamıyla içimizi bir tuval yansıtmanızı istiyorum bu yöntem bana sorarsanız yazarak kendini ifade etmek de zorlanan, pek konuşmak da istemeyen insanlarda daha çok işe yarıyor ki dönem dönem hepimiz bu süreçleri geçiriyoruz. Onlar ise hayatının genelini bu şekilde daim ettiriyor. Sonuçta hepimizi ortak paydada birleştiren bir etkinlik bu.
Kendimizle hem somut hem de soyut olarak yüzleşeceğimiz bir etkinlik.
Ellerimizde ya da zihnimizdeki boyalar ve fırçalarla boş tuvalimize ilk hatırladığımız anıyı aktarmaya başlıyoruz. Bu böyle devam ediyor. Renkler değişiyor şekiller semboller değişiyor. Sonucunda ortaya çıkacak olan tablo sizsiniz aslında. Kendi içinizi döküyorsunuz. Bunun güzel bir yanı da şu kimseye anlatamadığınız şeyleri buraya aktarabilmeniz.Renkler ve şekiller birbirine karışabilir iç içe geçebilir ya da belli bir düzende de olabilir tamamen size bağlı sizin karakterinizle ilgili bir şey bu.
Bu resmi yapmanız uzun sürebilir ya da çok kısa da sürebilir. Belki siz hayatınızın tümünü değil de belli bir kesitini aktarmış olabilirsiniz.
Her ne yapmış olursanız olun. Tuvale aktarma işleminiz bittiğinde uzaklaşın ve bakın kendimize ruhunuza yaşantınıza...
Ne kadar şaşırtıcı ve muazzam değil mi?
Hangi renkler hangi şekiller ağırlıklı resminiz de inceleyin hangisi daha büyük hangi olaylar küçük kalmış.
Baktığınız da muazzam görünen bu tablo sizin kendinizi analiz edip değişmenize gelişmenize katkı sağlayacaktır eminim.
Bu tablonuza ister daha sonra eklemeler yapabilir isterseniz odanızın güzel bir yerine asabilirsiniz. Siz ne kadar özel ve değerliyseniz kendi içinizi döktüğünüz tablonuz da bir o kadar değerli ve özel.
Şimdi durup şöyle bir baktığımız da aslında hem kendimizle hem geçmişimizle yüzleştik bunları tuvale aktarırken bir yandan da içten içe güzellik algımız bizi yönlendirdi belki kötü bir olayı aktardık ama bunu o kadar estetik yaptık ki farkında olmadan sanki orada o renk olmasaydı bütünlük olmayacaktı.
Hayatımızda böyle eğer ki iyi kötü bir şeyleri yaşamasaydık bu günlerimizdeki ya da geleceğimizdeki bütünlük bozulacaktı.
Hayatımızın her yerinde iyi duygular yaşamak istesek de iyiyi iyi yapan kötünün olmasıdır. Renkleri de öne çıkaran zıt renklerin olmasıdır. Hayatınızdaki her şeyin kıymetini bilerek ve onları kabullenerek benimseyerek yaşayın.
Renklere sıkıca sarılın.
Görüşmek üzereee'
Yorumlar
Yorum Gönder